03.09.2008
Tam onbire on var.
Sokaktan geçenlerin ayak sesleri var.
Arabaların arada bir gürültüsü var.
Ve ampulden gelen ışığın gölgesi var.
Tam onbire on var.
Parmaklarımın dans edişi var.
Donuk bir surat, yorgun bir halim var.
Ve masamda bozuk paralar var.
Tam onbire on var.
Açık bir pencerem, sallanan perdelerim var.
Komşu çocuğunun koşuşturması var.
Ve buruşuk kağıtlar, açılmamış kitaplar var.
Tam onbire on var.
Kalemliğimde diş fırçam var.
Masanın öbür ucunda içi boş bir pet şişe var.
Ve anahtarlarım, yeni taktırdım onları, onlar var.
Tam onbire on var.
Susadığımda içeceğim bir bardak su var.
Bakacağım küçük bir ayna var.
Ve odanın bir köşesinde yan yatmış ütüm var.
Tam onbire on var.
Kapalı bir gece lambam var.
Bitmiş bir deodorantım, açılmamış parfümüm, yarılanmış kolonyam var.
Ve üst üste yarısı yazılmış kağıtlar var.
Tam onbire on var.
Terli kırmızı bir gömleğim var.
Yerde yatan üç çift çorabım var.
Ve artık dar gelen bir pantolonum var.
Tam on bire on var.
Kapısı açık bir dolabım var.
İçinde birkaç elbise, bir de temiz havlular var.
Bir sandalyem hemen yatağın yanıbaşında var.
Ve üzerinde yarın giyeceklerim var.
Tam on bire on var.
Tozlu bir masam var.
Hem de duvara dayalı rafları var.
Ve raflarda kullanmadığım birsürü ıvır zıvır var.
Tam onbire on var.
Kolumda bir saat var.
Tam onbiri on geçe sen varsın.
